Ana içeriğe atla

tecavüze ugrayan kadın tecavüzcünün kafasını kesti köy meydanı getirip mamusumla oynayanın kellesi deyip meydan okudu

Bakan 'Tecavüze uğrayan doğursun'' demişti!

Yalvaç"ın Koruyaka Köyü’nde 2 çocuk annesi 26 yaşındaki Nevin Yıldırım, silah zoruyla kendisine tecavüz ederek hamile bırakan 2 çocuk babası 35 yaşındaki Nurettin Gider’i av tüfeğiyle vurup öldürdü.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "kürtaj cinayettir" dedikten sonra şu açıklamayı yapmıştı: "Bazen ‘Annenin başına kötü bir şey gelmişse ne olacak?’ deniyor. Gerekirse öyle bir bebeğe devlet bakar. Böyle bir yasa çıkarılıp da kürtajla ilgili daha ciddi kısıtlamalar getireceksek mutlaka onun yan tedbirlerini de almak durumdayız.

"Hükümet 'tecavüz sonucu doğan bebeğe devlet baksın' ve 'kürtaj yaptırmak zorlaştırılsın' maddelerini de içeren bir kanun çıkarmaya hazırlanırken, Yalvaç'ta yaşanan dehşet, bu konunun sanıldığından daha karmaşık olduğunu ortaya koydu.

Radikal'in konu ile ilgili haberi şöyle : Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nde silah zoruyla kendisine tecavüz edip hamile bırakan Nurettin Gider’i av tüfeğiyle öldürdükten sonra başını kesip köy meydanına atan Nevin Yıldırım, ‘Karnımdaki 5 aylık bebeği istemiyorum. Ne olursa olsun kürtaj yapılsın. Ölmeye razıyım’ dedi.

Yalvaç"ın Koruyaka Köyü’nde 2 çocuk annesi 26 yaşındaki Nevin Yıldırım, silah zoruyla kendisine tecavüz ederek hamile bırakan 2 çocuk babası 35 yaşındaki Nurettin Gider’i av tüfeğiyle vurup öldürdü.

Nevin Yıldırım, daha sonra Nurettin Gider’in başını bıçakla keserek çuvala koydu ve köy meydanına getirdi. Burada "İşte namusumla oynayanın kellesi" diye bağıran Yıldırım, Gider’in kesik başını köy meydanına attı. Olayın ardından jandarma tarafından gözaltına alınan Nevin Yıldırım, dün adliyeye sevk edildi. Nevin Yıldırım, savcılıktaki ifadesi sonrası çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ: Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şehitler kervanı sözleri

28. Az Kaldı Zafere Rahmet yelleri esti kurak çöllerde Göz yaşı sevince dönüştü gözlerde Tek hükümran Allah’tır pak gönüllerde İslamın gür sedası yükseldi yine Zafere zafere az kaldı zafere Alinin kılıcı Hüseyinin elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Bahardır tomurcuk verdi bütün ağaçlar Lalelerle doldu tarlalar ve topraklar Kolları sıvamış korkmadan çalışanlar Ekilen biçilir bir hasat vaktinde Zafere zafere az kaldı zafere Alinin kılıcı Hüseynin elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Bugünkü meşakket yarın rahatlıktır Bugünkü esaret yarın azatlıktır Güneş ülkesinden biz gün ısmarladık Zülmün sonu İslamdır elbet yine Zafere zafere az kaldı zafere Ali’nin kılıcı Hüseyn’in elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Doğurdu umutlar evliyanın duası Mevlananın seması ve Yunusun aşkı Alinin kılıcı Hüseynin elinde Savaşır meydanlarda zafere az kaldı (Ş.K. 3/1) 29. Tarihe Kaydedildi Damarlarımızda gezen kanınız Gönüllere kazıldı adlarınız İslam için feda olan canınız Tarihe kayd edil...

şehitler kervanı1 sözleri 1/15

1. Efsanevi Önder Keder yüklenmişti bütün bir alem Takat kalmamıştı düşmüştü kalem Saplasan hançeri duyulmaz elem Ey müminler bu gün günlerden matem Bu gün bulutlar boşaldı erkenden Laleler sümbüller yeşerdi birden Yürekler ağlayıp yanar derinden Şehidse gülümser yattığı yerden Ey şehidim kanın aktığı yerde Güvercinler hüzünle uçuştular Hazreti Yuşanın yattığı yerde Hüseyinler hasretle buluştular Görsen Resulullahı ey Hüseynim De, ki oralardan müjdeyle geldim Sancağı devralıp varislerden Binlerce hüseyin’lere yetiştirdim Ey gizem dolu efsanevi önder Allah’ın velisi Hüseyni lider Hıncımız kahrınla intikam biler Yolun yolumuzdur Kahraman Rehber (H.S 1) 2. Kahraman Yiğitler Kahramanlar ordusuyla yola çıktı kervanlar Dizildi ard arda görülmeli şen yiğit canlar Hasan kardeş, Molla Sabri, Hayriye en ön safta Molla Abdurrahman direndi yetişti kervana Molla Ramazan ve Selman, Muhammed Ata, Vahdettin Fedaisiydiler onlar bu mazlumlar...

sehit molla şükrü muhittin

Bahar geldi Suruça açtı kandan gülleri Gecenin karanlığına ışık tuttu kanları Yola çıktı Suruçtan Şehidlerin kervanı Molla Şükrü, Muhyeddin davanın kurbanları İki yaprak döküldü iki damla kan düştü Kurumuş yapraklara bahar geldi can düştü Gecenin karanlığını yırttı kurşun sesleri Molla Şükrü, Muhyiddin bir yana cihan düştü. Suruç topraklarında kan düşünce gül açtı Dökülen her damla kan karanlığa nur saçtı Yola çıktı Suruçtan şehidlerin kervanı Molla Şükrü, Muhyiddin şehadete ulaştı. Bu yol yiğitler yolu geri kalsın ahmaklar Sanmasınlar ki saklar onları karanlıklar Öyle bir gün doğdu ki Suruç ufuklarında Molla Şükrü, Muhyiddin meydan okur korkaklara. Bu kanlı katilleri kanlarımız boğacak Hizbullahi dünyadan zalimleri kovacak Mazlum uyandı Suruçda eman yoktur zalime Molla Şükrü, Muhyiddin kanınız alınacak                              ...