Ana içeriğe atla

almacıbazari


Gaziantep’in tarihi alışveriş bölgesi olan Elmacı Pazarı’nda takvimler 1940’ı gösterdiğinde kapısında “Naksan” tabelası asılı olan toptan attariye ve hırdavat dükkanında ticaret hayatına giren Nakıboğlu Ailesi, bütün aile bireylerinin el birliğiyle bugün Türkiye’nin seçkin şirketlerinden birisi olan Naksan Holding’in ilk kıvılcımını ateşlemişlerdir.

İleriyi görerek, vizyonunu uluslararası bir bakış açısında tutmak gibi ilkeleri kendine düstur edinen Naksan Yönetici ve Çalışanları, ortaya konulan sağlam ve başarılı yatırımlarla Naksan Holding’in bugünlere gelmesinde en büyük paya sahip olmuştur. Türkiye Ekonomisi içerisindeki müstesna yerinde; ilk günkü inancı ve azmiyle devam etmektedir. Üç kuşaktır ambalaj sektöründe faaliyet gösteren Naksan Holding artık sadece plastik sektöründe değil tekstil, enerji, eğitim ve son olarak bilişim sektörlerinde faaliyet göstermektedir.

Başarılı yönetimiyle yurt ve dünya çapındaki şirketleri bünyesinde bulunduran ve iki binden fazla kişinin istihdam edildiği bir kurum haline gelen Naksan Holding Şirketleri, faaliyet gösterdikleri alanlarda, üretim kaliteleri ve vizyonlarıyla piyasalarda belirleyici bir konumda olmayı amaç edinmiş, sürekli ilerleyerek üretime, kaliteye, ihracata ve istihdama katkılarını artırmak için giderek daha büyük ve güçlü olmayı hedeflemişlerdir.

Çok eski bir tarihi geçmişe sahip Gaziantep’te o dönemlerde çok az bulunduğu için camekan içerisinde satılan ve o bölgedeki pazara da adını veren obje “elma”dır. Hoş bir tesadüfle isminde elma kelimesi bulunan, Amerikan menşeili Apple Firması’nın yolu Bilişim Sektörü’nde yeni çığırlar açacak olan ELMACI PAZARI’yla kesişmiştir. Gaziantep SankoPARK alışveriş merkezinde APPLE PREMIUM RESELLER Mağazası aynı zamanda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Teknik Servis’iyle müşterilerine ürün ve servis kalitesinden taviz vermeden çalışmalarına devam etmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şehitler kervanı sözleri

28. Az Kaldı Zafere Rahmet yelleri esti kurak çöllerde Göz yaşı sevince dönüştü gözlerde Tek hükümran Allah’tır pak gönüllerde İslamın gür sedası yükseldi yine Zafere zafere az kaldı zafere Alinin kılıcı Hüseyinin elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Bahardır tomurcuk verdi bütün ağaçlar Lalelerle doldu tarlalar ve topraklar Kolları sıvamış korkmadan çalışanlar Ekilen biçilir bir hasat vaktinde Zafere zafere az kaldı zafere Alinin kılıcı Hüseynin elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Bugünkü meşakket yarın rahatlıktır Bugünkü esaret yarın azatlıktır Güneş ülkesinden biz gün ısmarladık Zülmün sonu İslamdır elbet yine Zafere zafere az kaldı zafere Ali’nin kılıcı Hüseyn’in elinde Savaşır meydanlarda az kaldı zafere Doğurdu umutlar evliyanın duası Mevlananın seması ve Yunusun aşkı Alinin kılıcı Hüseynin elinde Savaşır meydanlarda zafere az kaldı (Ş.K. 3/1) 29. Tarihe Kaydedildi Damarlarımızda gezen kanınız Gönüllere kazıldı adlarınız İslam için feda olan canınız Tarihe kayd edil...

şehitler kervanı1 sözleri 1/15

1. Efsanevi Önder Keder yüklenmişti bütün bir alem Takat kalmamıştı düşmüştü kalem Saplasan hançeri duyulmaz elem Ey müminler bu gün günlerden matem Bu gün bulutlar boşaldı erkenden Laleler sümbüller yeşerdi birden Yürekler ağlayıp yanar derinden Şehidse gülümser yattığı yerden Ey şehidim kanın aktığı yerde Güvercinler hüzünle uçuştular Hazreti Yuşanın yattığı yerde Hüseyinler hasretle buluştular Görsen Resulullahı ey Hüseynim De, ki oralardan müjdeyle geldim Sancağı devralıp varislerden Binlerce hüseyin’lere yetiştirdim Ey gizem dolu efsanevi önder Allah’ın velisi Hüseyni lider Hıncımız kahrınla intikam biler Yolun yolumuzdur Kahraman Rehber (H.S 1) 2. Kahraman Yiğitler Kahramanlar ordusuyla yola çıktı kervanlar Dizildi ard arda görülmeli şen yiğit canlar Hasan kardeş, Molla Sabri, Hayriye en ön safta Molla Abdurrahman direndi yetişti kervana Molla Ramazan ve Selman, Muhammed Ata, Vahdettin Fedaisiydiler onlar bu mazlumlar...

sehit molla şükrü muhittin

Bahar geldi Suruça açtı kandan gülleri Gecenin karanlığına ışık tuttu kanları Yola çıktı Suruçtan Şehidlerin kervanı Molla Şükrü, Muhyeddin davanın kurbanları İki yaprak döküldü iki damla kan düştü Kurumuş yapraklara bahar geldi can düştü Gecenin karanlığını yırttı kurşun sesleri Molla Şükrü, Muhyiddin bir yana cihan düştü. Suruç topraklarında kan düşünce gül açtı Dökülen her damla kan karanlığa nur saçtı Yola çıktı Suruçtan şehidlerin kervanı Molla Şükrü, Muhyiddin şehadete ulaştı. Bu yol yiğitler yolu geri kalsın ahmaklar Sanmasınlar ki saklar onları karanlıklar Öyle bir gün doğdu ki Suruç ufuklarında Molla Şükrü, Muhyiddin meydan okur korkaklara. Bu kanlı katilleri kanlarımız boğacak Hizbullahi dünyadan zalimleri kovacak Mazlum uyandı Suruçda eman yoktur zalime Molla Şükrü, Muhyiddin kanınız alınacak                              ...